| | Create free blog ( Türkçe , Deutsch , Español )

crazy_frizzy

Şiir Sesli Şiir Video Aşk Hikayeleri Flash Animasyonlar

Yazılar

Aklım Kalbim Herşeyim Sende Saklı

 Sıcağımsın… Bitmezim, solmazımsın.. Sevgiye seninle başladık.. Bir koşudu benim için, sevgiyi tanıma koşusu.. Seninle çıktık bu koşuya, seninle tamamlamak isterim..

Sıcaklık deyince sen gelirsin yüreğime.. Sen gelirsin gecelerin arasından, soğukların arasından, yüreğim sıcacık olur.. Sen beni ısıtanımsın, yüreğimi sıpsıcacık eden..

 Ellerimin arayıp da bulduğu bırakmak istemediğisin… Bedenimin yarısı, kolumun öteki kolusun.. Beni saran seven, sevgiyi öğretensin..

Sen olunca varsın karlar yağsın sokaklara her yan buz tutsun.. Sen olunca, uzaklar uzak olsun sen yakınsın ya… Zorluklar hep beni bulsun. Sen kolayımsın..

 

 Sen gözüm kulağım aklım yüreğimsin… Tıp tıp eden kalbim.. Kalbimi her gün gençleştiren kanımsın.. Sen benim ilk ve tek sevdiğimsin..

Beni sevginle zenginleştiren, gözlerinle mutlu edensin..

Gözlerinde hüzün görsem hüzünlenirim, sözlerinde acı duysam kırılır, unufak olurum.. Yapışmaz yüreğimin parçaları kırılır da kırılır.. Kötü eser bir sonbahar yeli, yüreğimi üşütür..

Uzanan sıcacık elin beni umutlara gotürür. Kırılan her bir parça yenilenir, kıranlar unutulur. Yeniden bir yolculuğa çıkılır senin her bir sözünle …

  

 Bilmem sana "Umut" desem, "Can" desem, "Canım" desem, "Sevgi" desem, "Sevgilim" desem.. Ne desem az sana… Senin sevgine.. "Sıcağımsın" desem.. Isıt beni hep sevginle.Yanımda ol… Koru kolla beni.. Sar beni tüm üzüntülere destek ol…Yanı başımda ol… Her zamanki gibi sen ol...

 

Mektup - Bebeğim

 Bebeğim;

Nasılsın diye sormayacağım çünkü bu mektup kaleminden çıktığı yerde kalacak. Gideceği bir adresi ve bekleyeni yok. Mektubumun üzerindeki gözyaşlarımı görüp yinemi ağladın diye soramayacaksın. Mektubu açınca kokunu içime çektim diyemeyeceksin.

 Dışarıda kar yağıyor. Camın önündeki masadayım. Elektrikler kesildi. Perdeyi sonuna kadar açtım. Sokak lambasının ışığı vuruyor içeriye. Bir taraftan kar tanelerinin yere ahenkli inişlerini izliyorum bir taraftanda sana yazıyorum.

 Bu yılla beraber bir beraberliğide sona götürüyorum. Seneye sen olmayacak bende. Seni ve bu yılı unutacağım. 2008 i yaşamadım sayacağım.
Hatıraları toplayıp çiçeklerinle beraber bir daha açılmamak üzere hatıralar sandığına koyacağım. İyisiyle kötüsüyle benim gibi onlarda yaşlanacak. Zaten sen derdinya hiç bişey dört dörtlük değildir diye; benim gibi anılarımızda dört dörtlük değil. Mutlu olmak için beraberdik ama mutlu olamadık. Eksileri kapatacaktık ama artılarımızı kaybettik. Kendime söz verdim bugün, geçmişi yargılamayacağım. Yeni yılda eskileri anmayacağım.
telefondan senin adamının şarkısını açtım dinliyorum; 

 ''bugün yıkığım biliyormusun

bezginim çaresizim umutsuzum

bırakma beni insanlar kötü

bırakma beni korkuyorum..

bir deli otlar büyüyor içimde

sancılıyım yorgunum kederliyim

bu halini sevdim

gitme kal

çamurlar çirkefler içindeyim!….'' 

bu şarkı çalınca senin askerlik günlerin geliyor aklıma. Sırf benimle konuşmak için telefon kullanıyordun. senden çok ben korkuyordum. Bir gece beni aramıştın bu şarkıyı dinletmiştim sana. Beş ay boyunca bıkmadan bu şarkıyı dinledim. Gidişin çok koymuştu bana senden ayrı iki mevsim geçirmek, üstelik ilk kışımız ve ilkbaharımızdı. Dönüşünde çok planlarımız vardı istanbulun altını üstüne getirecektik. Bir gece sahile gidip beraber sabahlayacaktık. Ben sana gitar çalacaktım. Hiç birini yapamadık ama sağlık olsun. 

 

Geçen gün sabah incirli durağındaydım. Önceden beni görebileceğin biyerde beklerdim. O gün beni göremeyeceğin biyerde bekledim. Belkide ben seni görmekten çekindim. Sebebini bilmiyorum. Artık anlamsız davranışlar sergiliyorum. Kendimde niye yaptığımı bilmiyorum.zaten son günlerde kendimi iyi hissetmiyorum doktor lösemi tahlilleri verdi ama yaptırmadım bazen bilinmeyenlerle yaşamak daha iyi oluyor. 

Artık evde yalnız kalmıyorum , yüzüğü baş parmağıma takmıyorum, senin kısa dediğin eteği giymiyorum, geç saatte eve dönmüyorum. Kimse için bunların anlamı yok biliyorum. Bunlar sen varken anlam ifade ediyordu. Yeni yılda eski ben olacağım söz verdim kendime. Gece evde yalnız kalmaktan korkmayacağım, yüzüğü baş parmağıma takacağım (zaten sevgilim yok), kısa eteğimide seviyorum ve giyeceğim, bu sene eve hiç erken gitmeyeceğim….

 Herkes seni soruyor ben lafı değiştiriyorum. Ben kendime açıklama yapmaktan acizken kime ne anlatayım. Çok canımız yandı ve dahada yanacaktı. Bu kararı ben verdim suçlu senin gözünde benim. Sana göre bencilim… Yapıcı olmamı bekledin ama artık olmuyordu. sana göre gururluyum…

 Ben sana dair güvenimi cesaretimi umutlarımı kaybettim..devam etmek için sebeplerim yoktu….

 

 Balım bu yıl ikimiz için güzel şeyler diledim…ve söz verdim kendime seni ve bu yılı unutacağım……

 Seni seviyorum...

Bebeğim;

Nasılsın diye sormayacağım çünkü bu mektup kaleminden çıktığı yerde kalacak. Gideceği bir adresi ve bekleyeni yok. Mektubumun üzerindeki gözyaşlarımı görüp yinemi ağladın diye soramayacaksın. Mektubu açınca kokunu içime çektim diyemeyeceksin.

Dışarıda kar yağıyor. Camın önündeki masadayım. Elektrikler kesildi. Perdeyi sonuna kadar açtım. Sokak lambasının ışığı vuruyor içeriye. Bir taraftan kar tanelerinin yere ahenkli inişlerini izliyorum bir taraftanda sana yazıyorum.

Bu yılla beraber bir beraberliğide sona götürüyorum. Seneye sen olmayacak bende. Seni ve bu yılı unutacağım. 2008 i yaşamadım sayacağım.

Hatıraları toplayıp çiçeklerinle beraber bir daha açılmamak üzere hatıralar sandığına koyacağım. İyisiyle kötüsüyle benim gibi onlarda yaşlanacak. Zaten sen derdinya hiç bişey dört dörtlük değildir diye; benim gibi anılarımızda dört dörtlük değil. Mutlu olmak için beraberdik ama mutlu olamadık. Eksileri kapatacaktık ama artılarımızı kaybettik. Kendime söz verdim bugün, geçmişi yargılamayacağım. Yeni yılda eskileri anmayacağım.

telefondan senin adamının şarkısını açtım dinliyorum;

''bugün yıkığım biliyormusun

bezginim çaresizim umutsuzum

bırakma beni insanlar kötü

bırakma beni korkuyorum..

bir deli otlar büyüyor içimde

sancılıyım yorgunum kederliyim

bu halini sevdim

gitme kal

çamurlar çirkefler içindeyim!….''

bu şarkı çalınca senin askerlik günlerin geliyor aklıma. Sırf benimle konuşmak için telefon kullanıyordun. senden çok ben korkuyordum. Bir gece beni aramıştın bu şarkıyı dinletmiştim sana. Beş ay boyunca bıkmadan bu şarkıyı dinledim. Gidişin çok koymuştu bana senden ayrı iki mevsim geçirmek, üstelik ilk kışımız ve ilkbaharımızdı. Dönüşünde çok planlarımız vardı istanbulun altını üstüne getirecektik. Bir gece sahile gidip beraber sabahlayacaktık. Ben sana gitar çalacaktım. Hiç birini yapamadık ama sağlık olsun.

Geçen gün sabah incirli durağındaydım. Önceden beni görebileceğin biyerde beklerdim. O gün beni göremeyeceğin biyerde bekledim. Belkide ben seni görmekten çekindim. Sebebini bilmiyorum. Artık anlamsız davranışlar sergiliyorum. Kendimde niye yaptığımı bilmiyorum.zaten son günlerde kendimi iyi hissetmiyorum doktor lösemi tahlilleri verdi ama yaptırmadım bazen bilinmeyenlerle yaşamak daha iyi oluyor.

Artık evde yalnız kalmıyorum , yüzüğü baş parmağıma takmıyorum, senin kısa dediğin eteği giymiyorum, geç saatte eve dönmüyorum. Kimse için bunların anlamı yok biliyorum. Bunlar sen varken anlam ifade ediyordu. Yeni yılda eski ben olacağım söz verdim kendime. Gece evde yalnız kalmaktan korkmayacağım, yüzüğü baş parmağıma takacağım (zaten sevgilim yok), kısa eteğimide seviyorum ve giyeceğim, bu sene eve hiç erken gitmeyeceğim….

Herkes seni soruyor ben lafı değiştiriyorum. Ben kendime açıklama yapmaktan acizken kime ne anlatayım. Çok canımız yandı ve dahada yanacaktı. Bu kararı ben verdim suçlu senin gözünde benim. Sana göre bencilim… Yapıcı olmamı bekledin ama artık olmuyordu. sana göre gururluyum…

Ben sana dair güvenimi cesaretimi umutlarımı kaybettim..devam etmek için sebeplerim yoktu….

Balım bu yıl ikimiz için güzel şeyler diledim…ve söz verdim kendime seni ve bu yılı unutacağım……

Seni seviyorum...

Gecenin Bilmem Kaçıncı Dilimi

Gecenin Bilmem Kaçıncı Dilimi..

Dışarıda İçine Çektiğinde Adeta Çiğerleri Donduracak Bir Soğuk..

Ve Ben Uykusu Kaçmış Kelimelerimi Bir Arada Tutmanın Teleşındayım..

 Gece... İşil İşil Gökyüzü... Önce Her Yildiza Senin Adini Verdim...

Yetmedi... Hiçbiri Senin Görmediğim Gözlerin Gibi Değildi...

Ben Yalniz Senin Gözlerini Yildiz Bildim...

Herkes Altinda Sarhoş Olacaği Yildizlari Araken...

Ben Senin Görmediğim Gözlerinde Bitirdim İçki Kadehlerini...

 Herşey Siyah-Beyazken...

Ben Mavi Bir Düşte Gizlendim...

Konuk Oldum Uykularina...

Gördüğüm Her Rüyanin İçindeydin...

Gördüğün Deniz Miydi...

Ben O Denizin Martisiydim...

 Bir Ormanda Mi Yürüyordun...

En Ulu Ağaciydim...

Sonsuz Hasret Ateşiydim Ben Her Gece Kapinda Yanan...

Sen Bile Söndüremezdin Beni...

Çünkü... Hasretim Sen Varkende Dinmeyenindendi...

  

Kolaydi Sevmeler Ben İmkansizi Seçtim...

Ne Kadar Yakinsan O Kadar Uzaktin Bana...

Elimi Uzatsam Tutabilirdim Ama Bir O Kadar Da Ulaşilmazdin...

 Kaçanlardan Değildim Ben...

Kaçamadim...

 Ne Zaman Vazgeçmeye Kalksam...

Yüreğim O Kocaman Haliyle Dikildi Karşima...

Ben Yüreğimin Sesini Dinledim... Ve Yüreğim Aslinda Sendin...

 Her Sözcüğe Denedim Seni Anlatmak İçin...

Her Sözcüğün Üzerinde Durup Bin Kere Düşündüm...

Ya Onlar Anlatamadi Seni Ya Sen Onlara Yetmedin...

Ben Ki Konuşmayi Bu Kadar Seven... Böylesine Laf Cambazi ...

Bir Tek Seni Tarif Edemedim...

 Sözcükler Yetmedi Ya...

Renklere Sarildim Bende...

Bir Tek Mavi Anlatti Seni...

Maviye Yakişan Yalniz Sendin...

 Ne Kendimi Sakladim Nede Sözlerimi... Duygularim İçtendi...

Seni Kendimi Sever Gibi Sevdim...

 Tutkuyla Bağliydim Sana Ama Sevdam Senin Tutsağin Değildi...

Ben Özgürlüğüme Düşkündüm...

Ve Özgürlüğüm Sendin...

 Dinle Ey Yar.........

Sana Bağimli Olmadan Büyüttüm

Ben Bu Sevdayi İçimde...

Sen Olsanda Büyümeye Devam Edecek Olmasanda...

 Sevmişim Bir Kere Seni Kurtuluşun Yok...Seni Özlemeyi En Çok Ben Bilirim...

Hiç Yakinmadim Seni Özlemekten...

 Üstelik... Kavuşmama İhtimali...

İşlenmemiş Bir Taş Gibi Önümde Dikilip Dururken...

 Sana Dokunamamak Yüreğimi Böylesine Acitirken...Yinede Bil Ey Yar........

Bil Ki Yüreğimi Kanatan Bu Aciya İnat Dokunmadan Tenine Saatlerce Sevişebilirim Seninle.........

 Seni Göremeyen Gözlere İnat,Seni Hissedemeyen Ellere İnat,Seni Bir Türlü Bana Getirmeyen Zamana İnat,Seni Sevmekten Vazgeçmeyeceğim...

 Ahh Yar

Ahh Hasretim

Sustum Çığlıklarımı Geceye Asıp

Sustum Avaz Avaz Yokluğuna.........

 Ahh Yar

Ahh Güneşim

Koştum Adını Dilime Dolayıp

Koştum Düşe Kalka Varlığına .........

 Yüreğimin Kalemiyle Yazıyorum Bu Paragrafı; Gözlerini Yumarak Oku.. Biz Hep Yumduğumuz Gözlerle Görmedik mi Birbirimizi..

 Bir Hep Gözlerimiz Kapalı Dokunmadık mı Birbirimize..

 Bir Hep Gözlerimiz Kapalı Sevmedik mi Sevişmedik mi..


Seni Umutsuzca, Beklentisizce, Hayallerce Sevdim Uzağından...

 ...Beklentisiz Beklentilerim Yine Kocaman...

 ...Engel Tanımayan Nüksetmelerin......Karşılıksız Sevdigim Gibi...

 ...Olmuyor Keçim ...Olmuyor... Sen Den Gidilmiyor...

 ...Zaman Yine Aldı Başını Geçip Gidiyor...Tutmak Ne Mümkün...

 ...Son Bir İstek Dürtüp Duruyor Tüm Bastırmışlıklarımı...

 ...Sadece Benim Olacak Bir 24 Saat... 

...İçinde Senin Olacağın...Ve Her Saliyesine Kadar...

 ...Parçalanarak Tüketeceğim Bir 24 Saat...

 ...Hiç Konuşmadan... 

...Gözlerimi Kapatıp...

 ...Sadece Varlığını Hissetmek İstediğim...

 ...Nefesini Duymak...

 ...Kokunu Almak İstediğim...

 ...Parmaklarımla Saçlarından Ayak Parmaklarına Kadar...

 ...Sana Sadece Dokunabileceğim...

 ...Şu Başı Belli Sonu Belirsiz Yaşamdan Çalınmış Bir 24 Saat...

 ...Son Dileğim...

 ...Yine "Ne Çok" Ve "İmkansızı" İstemekteyim...

Sana Sarıl(a)madım Beni Sar(a)madın

yokluğuna iz sürdüm, sonra sürgünlere sürüldüm

senin merhametine kaldı artık çocuksu tebessümlerim...

yağsızdı hüznüm, kay(a)madı avuçlarımdan…

yüreğinin hücresine göm(ül)düm.

düş'lerim yasak

sen yasak

dokunmam yasak

nefesini ödünç verir misin bana?

oksijensizim...

yamaya yamaya giyiyorum üzerime artık sevdayı.

dünlerden ödünç alıyorum eksik sevinçleri, yüzüme ekliyorum. aldanman için...

gülüşlerim, gözyaşlarımın ayaklarına takılsa da sen incinme diye sözlerimi yutarım...

Çatık kaşlı harflerimden ibaret değilsin alfabemde.

dik duruyor hala başı aşk(ım)ın!

adlarımız birleşmemek için cümlelerde körebe oynuyor bir tek.

yakala(nı)rsam çığlığımı susturacağım...

yara(lı)dır adım.

anladım ki sana susmak, ölüme sus(a)makmış...

git/me...

bacakları kırık ömrümde sensiz sendelediğimde, yerden kaldırdığım düş olarak kalma.

cümle bulanıklıkları arasında kaybetmek istemiyorum suretini.

kalemimin rengi mi silik, yüreğinde ki yerim mi?

eşitliği blirsiz bir üçgenin içinde çapsız kaldım.

yine ben mi suçluyum?

yoksa eşitliğime yalnız denklemini savuran sen mi?

ben matematikten de anlamam ki…

biz seninle bağlaçlarla bile bağlan(a)madık, satırlara.

nokta koy(a)madık cümlelerimize.

virgülleri yoktu, vedalarımızın.

dar geçitlerde bir beden ol(a)madık, ünlemlerden kaçan.

hep üç nokta düştü masalımıza...

yarınlarım dünlerinin uykusunda …

zaten gelecek vakitlere de vurmadık hiç.

aynı tarafın savaşçıları bile değildik.

sana heybem de bir sürü sorular biriktiriyorum.

nerede yüreğinin mumlarını söndürüyorsun?

hangi şehir sana yetiyor, bensiz?

hangi gülüşlere sunuyorsun benden (ç)aldıklarını?

hangi ten saklıyor, teninde ki kayıp medeniyetimi?

hangi satır başında geçiyor adım, alaycı da olsa?

yoksa sende mi bu soruların cevabını ben de aramaktasın?

ben mi nasılım? ben ki; tuzaklı mayınlarına basıp, parçalandım. yüzüstü yatıyorum toprağı kan kokan, ovalarında.

mahremiyetini açtığın kucaklarda intihar oluyorum, senden habersiz…

seni büyütmek korktuğum satırlarımda kendim büyümüşüm meğer…

bu masalın sonunda gökten bir elma gibi adın düşüp, adımla mı birleşecek?

Şehrin morglarında bir efsun yatıyor şimdi, yarı diri.

gözleri açık, yüreği dilsiz.

Ölmedi, ölemiyor.

ama yaşamıyor da!

varlığından özür diliyorum, hala yokluğunda can çekiştiğim için…

say ki; parmaklıklarımız zehirli tellerle örülmüştü...

sana sarıl(a)madım...

beni sar(a)madın...

Sözüm Sözdür…Ben Sen Degilim ‘’Dönmeyecegim’’

Her gidişinde şiir yazdım yokluguna…

Yüzüne söyleyemeyip satırlara döktügüm sözler teselli etti beni.

Yoklugunda seni yaşamayahayallerinle yetinmeye öyle alışmış ki yüregim…

Varlıgın yetmiyor !

Hayallerimdeki ‘’Sevgili’’ sen degilsin !

Yıllardır içimde büyüttüğüm ‘’Aşkım’’ sen degilsin !

Yoklugundaki hayallerine aşıgım.Yılların sevgisini bir gecede bitirecek kadar gözü karayım artık ! …

Bu kez belki (ilk ve son kez..) ‘’Ben gidiyorum.!’’

Eyvallah Sevdigim …

‘’Beni yarı yolda mı bırakıyorsun ?’’ deme…Sus !

Duygu sömürüsü yapma !

Yetmedimi yıllardır sevgimi sömürdügün ???

Hiçbir gidişine ‘’Dur gitme’’ demedim…

Sus Sevgili !

’Gitme’’ deme.

Gözümde büyüdüğün o yerinde kal….

Düşme !!

Çocuksun anlamıyorsun diyordun ya.Belki çocuktum türlü oyunlarını fark etmiyor anlamıyordum.

Büyüttü ihanet(ler)in benide …

Masum çocugun gidiyor bu kez belki

(ilk ve son kez…)

Eyvallah Sevdigim…

Seviyorum inkar etmem … Kaç yılın aşkını bir gecede silemem…

Belki bu kez sende seviyorsun : ) : )

Bakma güldügüme inanıyorum sevgine.Sadece şaka gibi geliyor …

Artık çocuk degiliz kandırmayalım birbirimizi.

Oyun degil yaşadıklarımız.

Oyuncak degil kalplerimiz !...

Uzatmayacağım veda cümlelerini…

Beceremem bilirsin …

Her defasında senin söyledigin gibigüzel bahanenle bitireyim bu aşkı …

‘’Gitmem gerekiyor üzülme’’ !!! …

Bu kez belki

(ilk ve son kez) …

Eyvallah Sevdigim…

Sözüm sözdür…Ben sen degilim

‘’Dönmeyecegim’’

 

Aşk Kelebek Misalidir

Sen;

Tozlu raflarda unutulmaya yüz tutmuş, belki defalarca okunmuş, belki çoğu zaman yarım bırakılmış, belki de okuyanın istediği sonla bitmediği için anlamsızlaşmış hüzünsel bir öykü gibisin artık.

Ben;

Eski zamanlara özgü siyah beyaz bir resmin içinde; ağlayan gözlerle, gitmekte olan bir adama bakan, biraz eksik fazlası ile yıkılmış bir kız çocuğu suretinde bu öykünün kapağını süslemekteyim.

Kişisel hikayeler hayatın akışı içinde ortak hikayelere dönüşebilir. Tıpkı seninle benim kişisel olarak başlayan, zaman içinde senden benden uzaklaşan bize dönüşen hikayemiz gibi.Bir hikayeye sığdırabildiklerimin hepsini sığdırdım ne varsa senle aslında;

Biraz sevilmişlik

Biraz sevmişlik

Bir tutam umut

Bir avuç gözyaşı

Kah keder kah mutluluk

Ve nihai son..ayrılık..

Ellerinin titremesi, gözlerinin zamansız dolması, dudaklarının sus payı büzülüşü, kimsenin duyamayacağı sessiz çığlıkların içinde yankılanması; yazılması ve tarifi zor duygulardır bu yüzden yazmak yaşamaktan her daim daha kolaydır.

Ama yazdığın sitem dolu bir sesleniş, hazmetmeyi beceremediğin bir ayrılığın giriş cümlesi ise;

İşte o an yaşanmışlıkları yazmak da bir o kadar zor gelir yazana, boğazında düğümlenen hıçkırıkların sebebinden bilirsin, anlarsın bu zorluğu.

Her şeyin anlamsız katran karası olduğu zamanlar sarmışken dört bir yanı satırlarla aydınlatmak ister insan ruhunu,bu yüzden her yazı içinde bir tutam biraz avuntu saklarım bendeki yokluğunun merhemi olsun diye.En kötüsü ise başlangıçta bütün varlığım dediğiniz insanın ayrılık vaktinde hiçliğinize bürünmesi.Hayat misali; gelenler gidenler olur,gelen her şeyin,giden hiçbir şeyin olur..

Kaç geceyi sabaha emanet etmen gerekir bilemezsin

Tutulmamış sözlerin hesabını sorarsın boş duvarlara

An olur ağlarsın an olur yüreğini kanatırsın

Yara kabuk bağlar sanarsın,buna inanırsın

Kanadıkça bazı yaraların kapanmayacak olduğunu anlarsın

Keşkeler sarar dört bir yanı,

Hiç sevmemiş olmayı dilersin

Unutmak için dualar edersin

Yine de sızlar yüreğin en zayıf yerinden..

Çözülmesi zor bil bilmece ama yine de kendimce;

Aşk kelebek misalidir ;

Ya ömrü günlüktür,

Ya da ömürlüktür....

Benim için bir ömürlüktür...

 

 

Sadece Sevdim - Ebru Gündes

Arkadaş - İntizar'a




Hoşgeldin Can'ıma Cantanem

Geceydi seni bana taşıyan...Sen geceye yakındın, bende sana....Ağır aksak işleyen zamanın düşürdüğü tuzaklardan kurtulup geldin, hoş geldin.Korkularınla, sırlarınla ve sadece gözlerine derin bakanların görebileceği acılarınla geldin, iyi ki geldin.....

Bekleyişlerimin içine hapsettiğim özlemlerim vardı.Nicedir kimseyle paylaşmadığım hüzünlerim.Soramadığım sorularım.. Hatırladığımda yüreğimde yaratacağı o korkunç sızıyı duymaktan korktuğum için beynimin bir köşesine fırlatıp attığım ve bir daha hiç dokunmadığım anılarım vardı....Şimdi özgür bıraktım özlemi.Şimdi hüzünde sevinçte doyasıya yaşanıyor bende.Sorular cevabını buluyor, anılar canlanıyor çünkü sen geldin.

Susmak ne çok akıllandırmış beni... Ne çok biriktirmişim kelimelerimi....Bir bir dökülürken dilimden sevda sözcükleri senin o tedirgin duruşun bile durduramıyor beni."Seni soluyan bir rüzgara kapılmış gidiyorum.", yüreğimi bir yelken gibi açtım, seninle dolduruyorum.Seninle olmanın, seni yaşamanın ve zamanı sadece seninle paylaşmanın eşsiz hazzını duyumsuyorum, ne iyi ettin de geldin.....

Bir büyüysen bozulma. Bir hayali yaşıyorsak kaybolma. Hep biz çözecek değiliz ya gerçeğin düğümlerini, bırak kendi halinde kalsın. Ruhuna talibim ben asıl gerçek bu. Kaçışlardan bıkmış, hep yarım kalmış ruhum da bir tek seninle doyuma ulaşacak, kendini bulacak. Dedim ya, sen geldin.Bir de mavi var öyle ya..... Nereye saklamıştım maviyi ? Kimlerden gizlemiştim de yok sansınlar istemiştim ? Bak, güneş bile mavi mavi parlıyor görüyor musun ? Yavaş yavaş yok oluyor yüreğimin gri katmanları.

Maviyle anılıyor görebildiğim her şey.En çok maviye tutkunum ben, bu yüzden mavi sen oluyorsun, çocuk gibi seviniyorum. Sen maviyle geldin..Sahi , çocuk olmayı ne kadar özlemişim ben... Senin içindeki çocukla oynayacak bendeki çocuk. Yalansız ve saf olacak. Kumdan kaleler yapacak, içine seni koyacak. Kaleyi yıkacak, seni kurtaracak, kahraman olacak.Çığlıklar atacak, yorulmayacak, sensiz hiç bir oyunda "ebe" olmayacak.

Korkma , içindeki o çocuk hep yaşayacak, kimsenin zarar vermesine izin vermeyeceğim.Çünkü sen o çocukla varsın, o çocukla geldin.Yoktum ben , senden önce yoktum sanki. Sen geldin varlığını bildim. Sen geldin bir dokunuşun, bir öpüşün nasıl da büyük bir hazza dönüştüğünü gördüm. Sen geldin ben oldum, aşk oldum.Sen geldin....ama ne güzel geldin... Hoş geldin canım Can tanem....

Cennetim Olur musun? Cennetin Olmak Şerefimdir

Elini tutsam dünyanın öbür ucuna benimle birlikte gelir misin?

Bekle desem dünyanın bir ucunda beni bekler misin?

Denizimde fırtınalar çıktıgında limanım olur musun?

Karanlık bastırdıgında deniz fenerim

Hava açınca yıldızlarım olur musun;

Bulutlar gögü kapladıgında pusulam?

Mihengimturnusol kagıdım olur musun?

Yüregimin suyu bulandıkça onu durultacak iksirim?

Kapılar kapandıgında kapım yollar aşındıgı vakit yolum

Saklanmak istesem duvarım olur musun?

Özgürlügüm ve mapusanem?

üşürsem evim olur musun? Yorganım ana kucagim?

Cölümde vaha olur musun? Vahamda hurma agacım?

Dagın tavşanı çölün ceylanı gecenin hayalleri bagrına bastıgı gibi beni bagrına basar mısın?

Sak sak yarılsa bile gökten umudunu kesmeyen kıraç tarlalar gibi umut baglar mısın bana?

Gitmek istersem kanatlarım olur musun? kalmak istersem ayagımda prangam?

Hurilerim olur musun? kudret helvam ve bıldırcınım?

Soganda sarımsakta gözüm yok tih çölü sürgününde gözüm yok.

Ateş almaya gidersem kırk vakit sonra dönsem bile aynı yerde beni bekliyor olur musun?

Kavmim beni terk ederse ve ben kavmimden kaçarsam

bir kez arkana bakmadan arkamdan gelir misin?

Ot bitmeyen bir vadide yalnızca Allah'a emanet edip gidersem

sen de beni kınamaksızın O'na güvenir ve sa'y eder misin?

Ümidimi kaybettigim anda ümidimneşemi kaybettigim zamanlarda coşkum

kalbim işgale ugrarsa halaskarım ve rehberim olur musun?

arkadaşım yoldaşım sırdaşım enîsim huzurumsürurumnurumzinetimnimetim

Cennetim olur musun?

VEEE CEVAPPPP:

 

CENNETIN OLMAK SEREFIMDIR

Yuregimden tutmusken sen bir de ellerim ellerindeyken

Dunyanin obur ucu da olsa gelirim seninle ben

Bekle desen dunyanin bir ucunda sen bir ucunda ben

Bir an bile geri donmem.

 

Asla bulandirilamayacak olan denizlerinde firtinalar çiksa

Her an siginabilecegin limanin olmaya giriftarim ben

Zifiri karanliklarda gonlüne aydinlik verebilmek

Hava actiginda yildizin olup gozlerinden dokulmek isterim.

Ve bulutlar birlik olup da gogü kapladiklari zaman

Yönünü belirtecek bir garip pusulan olabilmektir gayretim.

 

Eger ben senin zumrutun zebercedin mihengin

Ve turnusol kagidin isem sabir ve tahammul kusu olan

Yureginin suyu bulandikça onu durultacak iksirin de benim.

Tüm kapilar pervasizca üzerine kapandiginda

Ardina kadar açik gül kokulu kapin

Yürümekle asilmis yollardan farkli bir yolun

Saklanmak istediginde duvarin olurum.

En dar zamanlarinda özgürlügün kuytularda mahpushanen

Usüdugüdünde evin yorganin siginacak ana kucagin olurum.

Layik miyim bilemem çöllerinde vaha

Vahanda boynu bukuk bir hurma agaci olmaya

 

Dagin tavsani çölün ceylani

mehtabin zikre daldigi gecelerdeseni bagrima basmaya.

Ama; çorak topraklarin umudunu kaybetmeden bekledigi Rahmet gibi ben de umut baglar beklerim seni.

Gitmek istersen uzak diyarlara

Seni bir nefeste ucuracak kanat olur yüregim.

Kalmak istediginde buralarda kal diye yalvararak ayaginda pranga oluveririm.

Kac vakit gecer bilemem gurbetlerden dönüsün

Silanda hurin olup ayni yerde beklemektir niyetim.

 

Ot bitmeyen vadilerde Hacer'im ben...

Allah'a emanet edilip de gidersen asla seni kirmaksinzin O'na guvenip say ederim ben...

Ümitlerinin tükendigi zamanlarda ümidin nesen kayboldugunda coskun

Ve kalbin isgale ugrarsa rehberin olmak isterim.

Arkadasin sirdasin yoldasin huzurun Sururun nurun ziynetin nimetin olmak hayalim.

Cennetin olmak SEREFIMDIR....